Bu video ve performansları ‘okumak’ çok keyifli

Siz hiç Işıl Eğrikavuk videosu seyrettiniz mi? Hayır. O zaman 'Aynı Çatı Altında/Under The Same Roof' kitabını edinin, izlemiş kadar olursunuz. Video ve performans ile kitap... Bir video art ve performans sanatçısı kitabı...

Işıl Eğrikavuk, 1980 İzmit doğumlu. Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatı’ndan mezun oldu, ardından The School of The Art Institute Chicago’da görsel sanatlar yüksek lisansını tamamladı. Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi Üniversitesi’nde çağdaş sanat ve medya alanlarında dersler verdi. Halen Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olan Eğrikavuk, aynı zamanda Hurriyet Daily News gazetesinde editör olarak çalışıyor. ‘Gül’ adlı videosuyla 2009’da 11. İstanbul Bienali’ne katılan sanatçı, ‘Endgame’ (LoopSpace, Seul, Güney Kore), ‘Moment of Agency’ (Kunst Museum, Basel, İsviçre), ‘The Interview’ (Boots Contemporary Art Space, St. Louis, ABD) ve ‘Gerçekçi Ol İmkansızı İste’ (Karşı Sanat, İstanbul) gibi küratörlü özel sergilerde yer aldı.

Siz hiç Işıl Eğrikavuk videosu seyrettiniz mi? Hayır. O zaman ‘Aynı Çatı Altında/Under The Same Roof’ kitabını edinin, izlemiş kadar olursunuz.
Video ve performans ile kitap… Bir video art ve performans sanatçısı kitabı… Nasıl bir kitap hazırlamalı ki, sanatçıyı layığıyla tanıyabilmek mümkün olsun? Ya da şöyle soralım: Bir video art ve performans sanatçısı, işlerini bir kitapta ne kadar anlatabilir? ‘Aynı Çatı Altında/Under The Same Roof’, bu açıdan bir video sanatçısıyla ilgili örnek bir sanatçı kitabı. Zira kitabı okuyunca, sanatçı Işıl Eğrikavuk’un videolarını izlemiş, performanslarını takip etmiş kadar oluyor ve büyük oranda sanatçının meselesini kavrıyorsunuz. Dileyen kitapla birlikte verilen DVD’de yer alan video ve performansların kısaltılmış versiyonlarını izleyebilir, o da ayrı…
Tüm bu ‘olmuşluk’ hissinde kitabın iyi tasarlanmış (tasarım Ulaş Uğur) olması kadar Işıl Eğrikavuk’un videoya yaklaşımı da hayli etkili. Zira Işıl Eğrikavuk’un videolarda metin ağırlıklı bir anlatım var. “İşler görsel olarak karmaşık değil, çoğu video sanatçısının aksine benim ağırlık verdiğim kısım yazı” diyen Eğrikavuk, görsel ve işitsel duyulara aynı anda hitap ettiği, daha fazla hareket alanı tanıdığı için kurguladığı hikayeyi video aracılığıyla anlatmayı tercih ediyor.
Meselesi ‘gerçeklikle’ Eğrikavuk’un. İşlerinde mevcut gerçeklik algılarını muğlaklaştıran durumlar yaratıyor. Ona göre, “Gerçek diye nitelendirdiğimiz şey başka bir kişi veya kurum tarafından şekillendirilmiş temsiliyetlerden oluşuyor.” Bu noktada iğneyi medyaya batırarak medyanın oluşturduğu temsiliyetleri deşiyor, bir anlamda içeride biriken irini ortaya çıkarıyor.
Eğrikavuk’un belgeselmiş gibi görünen ama aslında tamamen kurgusal hikâyeler anlatan videoları, soru-cevap şeklinde ilerleyen röportajlardan oluşuyor. Röportaj tüm ciddiyetiyle sürerken yaptığı müdahalelerle kurgu olduğunu anlıyorsunuz. “Formun röportaj olması hikâyenin inandırıcılığını sağlarken senaryoya yaptığım her müdahale bir önce söyleneni de kırarak yeni bir hikâye yaratıyor.”
Hemen her işinde sosyal bir meseleyi ele alan Eğrikavuk, oyuncuları seçerken de hayli dikkatli. Gerçek kişiler değil ama her seferinde oyuncuların oynadıkları rolle bir bağının olması gerekiyor. Mesela, Eğrikavuk’un 11. İstanbul Bienali’nde yer alan videosu ‘Gül’de küçük yaşta zorla evlendirilen genç kızı oynayan kişi, aslında cinsiyet çalışmaları üzerine doktora yapan bir akademisyen. Genç kadın konuşurken, sözü kesiliyor, oynadığı ‘karakter’ hakkında yorumlarda bulunuyor, rolünün inanılırlığını analiz ediyor. Suistimal edilmiş bir kadının itiraflarını dinlemenin röntgenci cazibesi, hikâyenin kurguya kaymasıyla ortadan kalkıyor.
Bu yöntemle Eğrikavuk, oyuncuların ana karakterle özdeşleşmesini sağlarken bir yandan da onlara senaryonun dışına çıkmaları için alan açıyor. Sanat eleştirmeni Zeynep Öz’ün deyimiyle “Oyunculara sanki resim yapmaları için bir fırça uzatıyor.”
Giriş niyetine Eğrikavuk’la yapılmış bir söyleşiyle açılan kitapta sanatçının ‘Karanlık Kütüphane’ (video, 2006), ‘Sınırdan Bildiriyor’ (performans, 2006), ‘Anlık Görüntü’ (performans, 2007), ‘Gül’ (video, 2007), ‘Röportaj’ (video, 2008), ‘Panel’ (performans, 2009), ‘Olağandışı Bir Mahalle Turu’ (performans, 2010), ‘Anı Müzesi’ adlı çalışmaları yer alıyor. Her işin nerede/nasıl yapıldığı, içeriği ve amacı özetlenirken videoların senaryoları/diyalogları iyi bir tasarımla ve sağ/sol/tam/ikili ekran, dış ses, ses solda/sağda gibi tüm ayrıntılar dikkate alınarak sunuluyor. Türkçe/İngilizce kitabın iki ayrı yönlü tasarımı, ‘Z’ şeklinde ikiye birbirinden ayrılması ve belki istendiğinde ortadan kesilerek tek bir kitaba dönüşebilmesi de ayrıca takdire şayan, kitabı tasarlayan Ulaş Uğur’u kutlamalı.
Kitapta eksikliğini hissettiğim tek şey, Eğrikavuk’un 1980 eylül ayında kaçırılarak iki yıl bir kütüphaneye kapatılan 12 kişinin hikâyesini kaçırılanlardan birinin ağzından aktaran ‘Karanlık Kütüphane’ videosuna paralel olarak kurguladığı, 11 İstanbul Bienali’nin açılış günü 12 Eylül 2009’da Radikal Cumartesi ve Hürriyet Daily News’ta yayımlan yazı... Keşke o eğlenceli kurmaca yazı da kitapta olsaydı. (Meraklısı için internet adresi: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetayV3&ArticleID=954263&Date=20.09.2009&CategoryID=41)
British Council’un desteğiyle yayımladığı, 1000 adetle sınırlandırılan ‘Aynı Çatı Altında/Under The Same Roof’, sadece SALT Galata ve Robinson Kitabevi’nde ‘isteyen’lere bedelsiz veriliyor.

Kaynak = http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/bu_video_ve_performanslari_okumak_cok_keyifli-62428

No Comments Yet.

Leave a comment

You must be Logged in to post a comment.