The Interview

Röportaj     (2008)
The Interview/Röportaj (2008)

 Video

 “Today we are joined by a 27-year old doctor, doctor Anmaar Abdul Nabi. He has been working at St. Louis Memorial Hospital, looking for a cure for a disease that could potentially affect the entire world, the bird flu.” The opening lines of this video take place in a laboratory, where Abdul Nabi works at. After he is invited by the U.S government to find a cure for the deadly disease, he becomes the new hope for Americans, who are on the verge of catching this deadly epidemic.

The video actually comprises of two separate interviews. On the right screen, we see Abdul Nabi getting interviewed by local St. Louis reporter Anne Marie Berger, and on the left Eğrikavuk coaches Abdul Nabi on how he should formulate his answers.

The video is an indirect narration of Abdul Nabi’s real life story, an Iraqi doctor, who comes to United States after 2003. Through the metaphor of bird flu, Eğrikavuk opens the issues of war, migration and homeland in discussion.

 

 

“Bugün 27 yaşında bir doktorla beraberiz. Doktor Anmaar-Abdul Nabi. Abdul-Nabi St. Louis Memorial Hastanesi'nde tüm dünyayı ilgilendiren önemli bir konu üzerinde çalışıyor. Kuş Gribi.”

2008 tarihli bu videonun yukarıdaki açılış konuşması bir laboratuvarda geçiyor. Anmaar Abdul Nabi, Iraklı bir doktor ve birkaç yıl öncesinin meşhur salgın hastalığı olan kuş gribi üzerine çalışıyor. Çalışması ses getirince, Amerikan Hükümeti tarafından St. Louis’de bir araştırma hastanesine davet ediliyor. Görevi ABD’yi de etkisi altına almış bu salgına bir çare bulmak.

Video aslında iki ayrı röportajdan oluşuyor. Eğrikavuk’un yazdığı bir senaryo olan kuş gribi hikayesi gerçekten de Iraklı bir doktor olan Abdul-Nabi ve St. Louis yerel televizyonunda çalışan gazeteci Anne Marie Berger tarafından oynanırken, ekranın sağ tarafında Eğrikavuk’un Abdul Nabi ile yaptığı ikinci bir röportajı izliyoruz. Fakat bu röportajın konusu daha farklı. Irak’ın işgalinin ardından ABD’ye göç eden Abdul Nabi’nin gerçek hayatı masa üzerine yatırılırken, kuş gribi metaforu üzerinden savaş, kimlik, ve göçmen olma kavramları sorgulanıyor.

Comments are closed.